YENİDEN MERHABA... PIAAC 2016 RAPORU...


Uzuuuuun bir aradan sonra yeniden merhaba... Kelime hatası yok, gerçekten çok uzuuuuun bir zaman olmuş yeniden yazmayalı.

Sabah uyanınca gün içinde yapılacak bir sürü işi sıralayıp da, akşam yatınca gün içinde işten-güçten yapamadığım bir sürü işi sıralama ile geçen bu uzuuuun zaman. Nedeni ve nasılı sorgulama merakımı aktarabileceğim bir blog oluşturmaka başlayan bu süreç, bilginin doygunluğu olmamasının yorgunluğu ile uzuuuun zaman aksadı.

Öğrenciyken bilgiyi elide saklı tutmaya özen gösteren bir nesilden, bilginin paylaşıldıkça büyüdüğü bir nesile evrildiğimizi hatırlayınca yazmadan da duramadım. Aslında bu hatırlatma da bir öğrencimden geldi. Yazamamı sorgulayan sorusu gayet basitti : NEDEN?

Aslında "neden" sorusu çok sinir bozucu bir sorudur. "Neden" sorusunu sorduğunuz anda açıkça var olanla yetinmediğinizi söylemişte olursunuz. Bu nedenle "neden" sorusu pek sevilmez. Neyse ki; benim "neden" sorusuna alerjim olmadığı için, yeni bir şeyler paylaşmam gerektiğini hatırladım.

İnsanlar yapamadıklarına bahane bulmak için bir sürü zaman yaratabiliyorlarken, ben de bahane bulmak yerine yazmanın daha kolay olduğunu düşündüm. Çünkü ben kendimi bildim bileli hep yapmam gereken bir sürü işim, hep okumayı planladığım bir sürü metnim-kitabım, hep yazmayı düşündüğüm bir sürü şeyim vardı. Merak edip uğraşacak, yapacak-bozacak sonra tekrar yapacak bir şeylerimin sayısı da her geçen gün arttı. Bu yüzden de bahane bulma, üşenme yaz dedim... YENİDEN MERHABA

Bu arada OECD'nin 40 ülkede yaptırmış olduğu Uluslararası Yetişkin Becerileri araştırma sonuçları da yayınlandı. 16-65 yaş aralığının yaşam becerilerini ortaya koyan sonuçlar oldukça çarpıcı; kendi dilinde okuduğunu anlayamada yetişkinlerimiz 40 ülke arasında 37. sırada yer alıyor. Basit matematiksel işlemleri yapmada ve rakamları anlamada 40. sırada, problem çözme becerileri açısından da 40. sıradayız. Problem çözmenin eleştirel ve alternatif düşünme becerisinin karşılığı olduğu düşünüldüğünde; neden her sorunu kavgayla çözmeye çalıştığımız da anlaşılmış oluyor. Rapora göre; Kendi dilinde okuduğunu anlayamayan ve basit matematiksel işlemleri yapamayan yetişkinlerimiz çoğunlukta görünüyor. Sırf bu nedenle bile mazerete gerek görülmeden yazmanın ve okumanın zamanıdır.

Her 10.000 (onbin) kişiden 1 (bir) kişinin düzenli kitap okuduğu ülkemizde sanırım bahane üretmeden okuyup yazmak gerek (Bu arada, İngiltere ve Fransa’da toplumun her 100 (yüz) kişisinden 21’i düzenli kitap okuyor)…

O ZAMAN YENİDEN MERHABA...

29 Kasım 2016


.

30 Kasım 2016 Çarşamba

Tarımsal Üretimde Yeni Paradigmalarla, Neden Fark Yaratmak Zorundayız?


Tarımsal Üretimde Yeni Paradigmalarla, Neden Fark Yaratmak Zorundayız?
(7. Ulusal Bitki Besleme ve Gübreleme Kongresinde (12-15 Ekim 2016,Adana) yapılan sunumun kısaltılmış metni)


Tarımsal üretim, günümüzden 10.000-12.000 yıl önce insanların yerleşik hayata geçişi ile başlar. Bu aynı zamanda bilim dünyasında kabul gören ilk bilimsel ve teknolojik devrim olarak kabul edilir. Zaman içinde yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlar bugün bilinen doğruları ifade etmeyebilir. Ancak varılan sonuçların yeni bilimsel sonuçlara ulaşabilmek için bir veri tabanı hazırlar ve yeni bilgiler paradigma değişimlerine sebep olur.
Tarımsal üretimde sosyal, ekonomik ve çevre açısından ortaya konan olumsuzluklarla birlikte, sahip olduğumuz tüm bilimsel ve teknolojik imkânlara rağmen bugün gübre kullanımı kaçınılmaz görünmektedir. Bu da bizi gübreleme programlarını yeniden gözden geçirmeye ve yeni bir bakış açısı ile tekrar değerlendirmeye yönlendirmektedir.

İlk Bilimsel ve Teknolojik Devrim
Tarımsal üretiminin; toprağa dökülen yumru ve tohumların yeni bitkiler oluşturmasını fark etmeleri ve yerleşik düzene geçmeleri ile başladığı düşünülmektedir. Bilim tarihinde kabul gören önemli bir yaklaşım da, tarımın insanlık tarihinde belirsiz ve uzun bir süreç olan neolitik dönemde, gerçekleşen ilk bilimsel ve teknolojik devrim olmasıdır (Conan, 1983; Türkcan, 2009).  Tarımın ilk bilimsel ve teknolojik devrim olarak kabul görmesinin esas nedeni; insanları üretim nedeniyle yerleşik hayata geçmeye mecbur bırakması, böylelikle ilk mülkiyet ve hukuk kurallarının ortaya çıkmasına neden olması, üretimin yapılabilmesi için gökyüzü ve iklim gözlemleri yapmaya başlamaları, paylaşım ve satış için matematiksel bilginin, inşaat, sulama kanalları, alet ve makinalar için teknik ve malzeme bilgisinin gelişmeye başlaması sayılabilir.
İnsanlık tarihi ile başlayan gelişmelerin son 50 yılında; yoğun üretim modellerinin olumsuzlukları, organik ve topraksız tarım sistemleri, yeni üretim teknolojilerin tarımsal üretimde kullanılması ile önceki üretim modellerine benzemeyen yeni bir paradigma ile bizi baş başa bırakmıştır.

Tarımsal Üretim Paradigmaları
Paradigma kavramı; ilk kez 1962 yılında Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı eserinde Khun (1962) tarafından kullanılmıştır. Khun’un tanımıyla; bir bilim çevresinde, belli bir süre içerisinde bir model sağlayan yani örnek sorular ve çözümler temin eden evrensel olarak kabul edilmiş bilimsel başarılar olarak nitelendirilmiştir.
Avcılık ve toplayıcılıkla yaşamların sürdürüldüğü dönemde doğal sınırlar; yaşanılan yerin arazi ve iklim koşullarına bağlı olarak nüfus artışı/gıda stok oranına göre oluşmuştur. Bu oran yaşanılan çevrenin taşıma kapasitesini de ifade eder ki; aşıldığında ya nüfus azalır ya da başka bir paradigma doğar. Doğan ilk paradigma da; yerleşik hayata geçerek tarımsal üretime başlamaktır.
Zaman içinde; XVII yüzyılın “bilim devrimi” ile XVIII yüzyılın “sanayi devrimi”  olarak gelişmesinin ardından, tarımda çalışan nüfus fabrikalara yöneltilirken, hayvan beslemenin güçlüğü nedeniyle gübre yetersizliği ve toprak verimliliğinin azalması sorunlarını da ortaya çıkarmıştır. Daha da önemlisi mevcut tarımsal üretimin artan nüfusu beslemesi imkânsız hale gelince daha fazla gıda üretimi için mevcut paradigmanın da değiştirilmesi zorunlu hale geldi. Üretimi yapılan tohumlarda ıslah çalışmalarının olumlu sonuçları, makineleşme, kimyasal gübrelerin üretimde kullanılmaya başlanması, tarımsal ilaçların kullanılması, üretimi yapılan ürünlerin depolanması, paketlenmesi veya işlenmesinde yaşanan gelişmelerin de katkısı ile 1980’lerin başına kadar gelen dönemde “yoğun üretim paradigması”nın hakim olduğu gözlenir.
Yoğun üretim ile kıtlığı engellemede ciddi çözümler üretilmiş ancak, bu dönemde dünya nüfusu yaklaşık 4 milyarlık bir artış göstermiş, yani üretim fazlası nüfus artışını da birlikte getirmiştir. Ayrıca 1950-2000 yılları arasında traktör sayısı  ve fosil yakıt kullanımı 4 kat, kimyasal gübre kullanımı 10 kat, pestisit kullanımının 32 kat artması ile ekolojik dengeyi bozacak çevresel sorunlar baş göstermiştir. Genetik çalışmalarda alınan büyük mesafeler olsa da, riskleri nedeniyle genetiği değiştirilmiş organizmaların dünya genelinde sorgulanmasına sebep olmuştur. Böylece bugün hakim olan modelimiz; yüksek verim ve kaliteli ürün alırken doğal kaynakların, çevrenin ve sürdürülebilir üretimin korunduğu “sürdürülebilir üretim paradigması” olarak şekillenmiştir (Welch ve Graham, 1999; Byerlee ve ark., 2008; FAO, 2007).
Artan nüfus beslenirken tarımsal ürünlerin içeriklerinin sağlıklı olması ve çevrenin sürdürülebilirliğinin sağlanması düşüncesi yakın gelecekte yeniden tarımsal üretim modelinin değişmesine neden olacak gibi görünmektedir. Verimli üretim, sürdürülebilir çevre ile birlikte sağlıklı gıda üretiminin ön plana çıktığı “gıda sistemleri paradigması” yakın geleceğin hakim görüşü olacağı tahmin edilmektedir (Welch ve Graham, 1999; Kassam ve Friedrich, 2012; FAO, 2011).
Bu nedenle  de, gübrelemeye yeni bir bakış açısı ile bakmaya ve fark yaratmaya ihtiyacımız var.  Gübreleme programlarında başarı sonuçlar alabilmek için aşağıda özetlenen üç önemli noktanın göz önünde tutulması önemli görünmektedir.

a.Stres Koşullarının ve Faktörlerinin Yönetimi
Stres terimi; Selye’nin (1936) Nature dergisinde yayınladığı makalesinde “bireyin çeşitli çevresel, duygusal ve fizyolojik olaylar karşında gösterdiği tepki” olarak tanımlanmasının ardından bugün tüm canlıları etkileyen adeta çağın hastalığı olarak nitelenebilir. Bitkilerin büyüme ve gelişmesini olumsuz etkileyen çevresel koşullardan; patojenler, zararlılar ve diğer organizmalarla rekabet biyotik stres faktörleri olarak tanımlanırken, ısı, su, tuz, manyetik alanlar, radyasyon, kimyasallar, ses, elektrik, herbisitler, insektisitler, basınç ve yaralanma gibi etkenler de abiyotik stres faktörleri olarak sayılabilir (Bray ve ark., 2000, Oerke, 2006; Çokuysal, 2016).
Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar; biyotik stres faktörlerinin etkisi ile optimum verimden buğdayda %28.2, çeltikte %37.2, % mısırda 31.2, patateste %40.3, soyada %26.3, pamukta da %28.8 ürün kaybı olduğunu göstermektedir. Abiyotik stres faktörlerinin etkisi ile de optimum verimden buğdayda %82.1, mısırda %65.8, patateste %54.1, soyada da %69.3 ürün kaybı olduğunu göstermektedir. Verim üzerine, bu ölçüde etkin olan stres koşullarının ve faktörlerinin etkin yönetimini zorunlu kılmaktadır. Bu faktörlerin yönetimi iki yaklaşımla mümkün görünmektedir.
İlki;  genetik çalışmalarla stres faktörlerine dayanıklı çeşitler elde etmektir. Yakın zamana kadar üretim yapılacak toprak koşulları ve gübreleme programları en iyi verim için hazırlanıp organize edilirken, yeni yaklaşımda genetik çalışmalarla çeşitler çevre ve toprak koşullarına en iyi uygun hale getirilmeye çalışılmaktadır. Yüksek maliyetli, teknik bilgi gerektiren ve teknolojik yatırım gerektiren bu yaklaşım kimi riskler de içermektedir.
İkinci yaklaşım ise eski gibi görünmekle birlikte, genetik modifikasyonların riskleri, yoğun gübreleme programlarının çevreye yaratabileceği olumsuzluklar nedeniyle yeniden ele alınan ve klasik yöntemlerin değiştirilmiş hali olarak görünmektedir. Örneğin klasik yöntemde verim ve kalite için “su kullanım etkinliğine” bağlı olarak çeşit seçimi yapılırken; yeni yaklaşımda; su stresi koşullarında “su kullanım etkinliğine” göre değil “suyu etkin kullanan” çeşitlerin seçimi ön plana çıkmıştır (Blum, 2009).
World Watch Institute (WWI) ve Nourishing Planet (2011)’in birlikte yaptıkları çalışmada dikim sıklığı, derinliği, sulama sistemlerinin ve rejimlerinin değiştirilmesi, mikro dozlarda gübre uygulamaları, bitkisel üretimin hayvansal üretimle entegrasyonu ile stres koşuları ve faktörlerinin yönetimde başarı kaydedilebileceğini Afrika’da uygulanan örnekleri ile açıklamıştır.
FAO (2015) ise, dünya toprak yılı çerçevesinde yaptığı yayında; etkili eğitim ve yayım politikaları ile toprağın organik madde içeriğini arttırıcı önlemlerle, toprak yüzeyinin bitkilendirilip korunarak, malçlamanın teşviki, yağışların depolanabilmesi, rotasyonun teşviki, bitki besin maddelerinin akıllıca kullanımı ve erozyonun azaltılması ile verimde tahmini artışın %58 olacağını ifade etmiştir.

b.Besin Elementlerinin Etkinliği Arttırabilmek İçin Gübre Kullanım Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar
Yeni yaklaşım; gübreleme programları ve üretim planlaması hazırlanırken, bitkinin tahmini verimle kaldıracağı miktardan, topraktaki mevcut miktarın çıkarılması esasına dayanan klasik temel yaklaşımın yeni paradigma içerisinde değişik faktörler göz önüne alınarak yeniden değerlendirilmesi  esasına dayanmaktadır. Bu faktörler özetle; üretimi yapılacak ürün (üretim miktarı ve ürün kalitesi), çevresel etkiler (biyoçeşitliliğin kaybı, toprak kalitesinin kaybı, su kirliliği riski, karbon salımı/tutulumu), doğal kaynaklar (iklim, toprak kalitesi, su, bitki ve hayvan gen kaynakları, hastalık ve zararlılarla mücadele yöntemleri), hane halkı yapısı (emeğin kullanılabilirliği, arazilerin büyüklük ve kullanılabilirliği, tüketim ihtiyaçları, bilgi durumu, gıda tercihleri, çiftlik dışı gelirler, risk alma istekleri), politik ve ekonomik çevre koşulları (girdi-çıktı fiyatları, girdi ve çıktıların pazarı, kredi-faiz oranları, toprak kullanım mevzuatı, yayım servisleri, teknoloji geliştirme çalışmaları, politik kararlılık) bağlı olarak üretici kararları (ne üretilecek, ne kadar arazi kullanılacak, ne zaman üretilecek, hangi teknoloji nasıl üretilecek) şeklinde sıralanabilir. Görüleceği üzere tüm bu faktörler yönetimler-eğitim kurumları-araştırma kurumları-sivil toplum kuruluşları ve üreticilerin entegrasyonunu gerektirmektedir.
“Entegre besin maddesi yönetimi”, “Entegre toprak verimliliği yönetimi” gibi kavramlarla karşımıza çıkan bu yeni yaklaşımlar mümkün olduğu kadar çok yukarıda sayılan faktörün etkinliğini göz önüne almayı hedeflemekte ve konu üzerinde oldukça fazla yayın üretilmektedir (FAO, 1995; Gruhn, 2000; Das ve ark., 2015). Temel olarak değerlendirildiğinde; kullanılacak gübreler ve yapılacak kültürel işlemler için araçların seçiminde kesin cevaplar olmadığı yöreye ve yöredeki üretim araçlarına göre özel programların hazırlanması gerekliliği olduğu görülmektedir.
İlk kez, American Society of Agronomy’nin Crops and Soils  dergisinin Mart-Nisan 2009 sayısında “Gübrelerinizle İlgili Hak ve Sorumluluklarınız Bilin” isimli makalede iyi tarım uygulamalarında yapılacak gübre uygulamaları için 4R (4 Right) olarak adlandırılan yaklaşım üzerine odaklanmıştı (Bruulsema, 2009). Makale serisini ilginç kılan özellik Uluslar arası Bitki Besleme Enstitüsü bilimsel editörlüğünde üniversite ve sanayi işbirliği içinde yazılmış olmasıydı. Gübre kullanımında; doğru kaynak, doğru miktar/oran, doğru zaman, doğru yer olarak tercüme edilebilen bu yaklaşım gübre kullanımında tarım sanayinin tüm paydaşları için sürdürülebilir geleceği sağlamayı hedeflerken üretim ve kârlılığı arttırmak içinde ortak bir birlikteliği sağlamaya çalışmaktadır.
Bu yaklaşımı farklı kılan, gübrelemede “neyin doğru olacağına kim karar verecek?” sorusunu da sormaktadır. Beklenen olası cevaplar; üreticiler, araştırıcılar, uzmanlar, yayımcılar, gübre üreticileri, bayiler olabilir. Kuşkusuz tüm bu sayılanlar, kendi bakış açıları ile değişik cevaplar üretebilirler ancak 4R ile sürdürülebilir gübreleme programlarının dayandığı temel; tüm bu paydaşları kapsayan ve bu kapsam içerisine çevreyi de dahil  eden bütünlüklü bir üretim sistemi performansıdır. Bu nedenle buradaki “doğru” kavramı hem etik hem de bilimsel bir anlam içermektedir. Bu yaklaşımla yapılan öneriler tüm paydaşlar için hem çevresel, hem sosyal hem de ekonomik bir değer ortaya koyacak niteliktedir.  

c.Yeni Preparatlar ve Yeni Kaynakların Kullanılması
Sürdürülebilir gübreleme ve üretim modellerinde ortaya konan sonuçlardan biri de, özellikle de besin maddesi kullanım etkinliği üzerine yapılan tarla denemelerinden elde edilen sonuçların, üretici ölçeğinde ya da çiftçi koşullarına uymamaktadır. Sulama, sürüm, hastalık ve zararlı kontrolü, hasat gibi kültürel işlemlerin değişimine bağlı olarak değişim gözlenmektedir. Besin maddesi kullanım etkinliğinin üretici koşullarında, genellikle tarla denemelerinden daha düşük sonuçlar verdiği yönündedir (Cassman, 2002, Roberts, 2008).
Bu sonuç çevre, sürdürülebilirlik ve sağlıklı gıda üretimi için, önerilecek gübre miktarının arttırılması yerine yetiştirme ortamında daha uzun süre kalabilen yavaş salınımlı gübreleri, organomineral gübreleri, stres koşullarına adaptasyonu kolaylaştıran ve gübre kullanım etkinliğini arttırabilen biyostimülantları, etkili kök bölgesinde besin maddelerinin alınımı kolaylaştıran kimi organik bileşikleri, klasik gübre materyalleri yerine ürün etkili formülasyonları, kaplamalı üre formları,  değişik şelatlama materyallerini ve hedefe odaklanan nano partiküllü gübre materyallerini gündeme getirmektedir. Kuşkusuz bu yeni preparatların benzerleri ya da sahteleri ticari kaygılarla üretilmekle birlikte, konu yurt dışında üzerine çok fazla yatırım yapılan araştırılmaya ve geliştirilmeye açık bir alandır.

Neden Fark Yaratmaya İhtiyacımız Var?
Yapılacak uygulamalarda fark yaratmak da üç bakımdan önemlidir. İlki; çevreye duyarlı  uygulamalarla sağlıklı gıda üretimidir. Bu aynı zamanda yakın gelecekte tarımda değişeceği öngörülen paradigma ile uyumlu bir yaklaşımdır.
İkincisi, öğreticilere yeni bakış açılarını öğreterek, onların farklı bakış açılarının sorgulayabilmelerini sağlamak açısından önemlidir. Böylelikle üretilen bilimsel bilginin üreticiye kadar ulaşmasının sağlanması konusunda etkili olunabilir. Ayrıca önce kendimizi ardından öğrencilerimizi, teknik personeli ve özel sektörü de yeni yaklaşımlarla tanıştırabildiğimiz ölçüde üretimi etkileyebileceğimizden dolayı fark yaratmaya ihtiyacımız vardır.
Üçüncüsü ise yeni yaklaşımları paylaşarak, son paylaşacakları yani üreticileri aydınlatmak bakımından önemlidir.
Özetle; öğreticilere öğreterek, etkileyecekleri etkilemek ve  bilgiyi paylaşarak, paylaşacakları aydınlatmak için fark yaratmak zorundayız.

Kaynaklar
Alva, A.K., Paramasivam, S., Obreza, T.A., Schumann, A.W. Nitrogen Best Management Practice for Citrus Trees. Fruit Yield, Quality and Leaf Nutritional Status.  Scientia Horticulturae. Vol.107. 2006
Barker, A. V., Pilbeam, D. J. Handbook of Plant Nutrition. Taylor and Francis Group., 2007.
Blum, A. Effective use of water (EUW) and not ro Water-use Efficiency is the Target of Crop Yield Improvement Under Drought Stress. Field Crop Research. Vol.112. 2009
Bray E.A., Bailey-Serres, J., E. Weretilnyk. Responses to Abiotic Stresses. In: Buchanan B., Gruissem W., Jones R., editors. Biochemistry and Molecular Biology of Plants. American Society of Plant Physiologists; Rockville, MD, USA. 2000.
Bruulsema, T. Know Your Fertilizer Rights. Soils&Crops. March-April 2009.
Byerlee, D., Janvry , A., Sadoulet, E. Agriculture for Development: Toward a New Paradigm. Annual Review of Reseource Economics. Vol.1:15-35
Cassman, K. G., Doberman, A., Walters, D.T. Agroecosystems, Nitrogen Use Efficiency and Nitrogen Management. Ambio. 31. 2002.
Cheng L. When and How much Nitrogen Should be Applied in Apple Orchards? New York fruit Quarterly. Vol. 18(4). 2010.
Christensen, B., Petersen, J., Schact, M. Long-term Field experiments- A Unique Research Platform. Proceeding of NJF Seminar 407. Danimarka, 2008.
Conan, A. R. Bilim Tarihi, Dünya Kültürlerinde Bilimin Tarihi ve Gelişmesi. TÜBİTAK Yayınları, Ankara, 2005.
Çokuysal, B. Toprak Bitki ve Su Analizlerine Dayalı Gübreleme Programlarının Hazırlanması. Fen Bilimleri Ens. Yl. Ders Notları, İzmir, 2016.
Çokuysal, B. Bitkilerde Stres Tepkileri ve Gübreleme. Valagro Eğitim Seminerleri, Isparta. 2016
Das, D., Dwivedi, B. S., Meena, M. C. Interated Nutrient Management for Improving Soil Health and Crop Productivity. Indian J. Fert., Vol.11(4). 2015.
Debreczeni, K., Körshens, M. Long Term field experiment of The World. Archives of Agronomy and Soil Science. 2010
FAO. Integrated plant nutrition system. FAO Fertiliser and Plant Nutrition Bulletin No. 12. Rome. 426 pp. 1995
FAO. Save and Grow. A Policymaker’s Guide to the Sustainable Intensification of Smallholder Crop Production. 2011 ISBN 978-92-5-106871-7.
FAO. The State of Food and Agriculture. Paying Farmers for Environment Services. Rome: FAO, 2007.
FAO. International Years of Soil. Soils store and filter water - Improving food security and our resilience to floods and droughts http://www.fao.org/soils-2015/en/ . 2015.
Gruhn, P., F. Goletti, M. Yudelman. Integrated nutrient management, soil fertility and sustainable agriculture: current issues and future challenges, IFRPI 2020 Vision Brief.  2000
Hammami, A., Rezgui, S., Hellali, R. Leaf N and K Concentrations for Optimum Fruit Production, Quality and Biomass Tree Growth in Clementine Mandarin Under Mediterranean Climate. Journal of Horticulture and Forestry. Vol.2 (7). 2010.
Haifa. Nutritional Recommendation for citrus. http://www.haifa-group.com/files/Guides/Citrus.pdf
Haifa Group., Erişim tarihi 2016.
Hart, J., Righetti, T., Stevens, B., Stebbins, B., Lombart, P., Burkhart, D., Buskirk, P. Pears. Fertilizer Guide. Oregon State University, USA. 1997.
Holzapfel, B., Smith, J. The Inportance of Post-Harvest Vineyard Management and Restoration of Grapevine Carbohydrate and Mineral Nutrient Resources in The Riverina. Post Harvest Vineyard Management. Grape and Wine Research and development Corporation. 2011
Kacar, B., Katkat, V. Gübreler ve Gübreleme Tekniği. Vipaş A.Ş. Bursa, 1999.
Kacar, B., Katkat, V., Bitki Besleme. Nobel Yayın Dağıtım. 2007.
Kafkafi, U., Tarchitzky, J. Fertigation: A tool for Efficient Fertilizer and Water Management. Int. Fertilizer Industry Association, Intç Potash Institue, Paris. ISBN 978-2-9523139-8-8. 2011
Kassam, A., Friedrich, T.  Conservation Agriculture in the 21 Centry: A Paradigm of Sustainable Agriculture. European Congress on Conservative Agriculture, 2010, Madrid.
Kassam, A., Friedrich, T. An Ecologically Sustainable Approach to Agricultural Production Intensification: Global Perspectives and Developments. Field Actions Science Report. Special Issue 6. 2012 Institut Veoli Environment.
Knox, G., Broschat, T., Black, R. Fertilizer Recommendations for Landscape Plants. Institute of Food and Agricultural Sciences, USA 2002.
Kuhn, T.S. The Structure of Scientific Revolutions. Chicago: University of Chicago Press, 1962.
McKenzie, R. Crop Nutrition and Fertilizer Requirements. Soil Fertility/Crop Nutrition, Agriculture, Food And Rural Development. 1998.
Merbach, W., Deubel A. The Long Term Fertilization Trails in Halle, Germany. Teubner Research. Almanya. ISBN 978-3-8350-4000-7. 2007.
Montpellier Panel, 2013. A New Sustainable Intensification: A New Paradigm For African Agriculture. Imperial Colloge London.
Oerke E.C. Crop losses to pests. J. Agri. Sci. 2006;144:31–43.
Roberts, L. T. Improving Nutrient Use Efficiency. Turkish Journal of Agriculture and  Forestry. Vol.38. 2008.
Tuebes, A. Nutrient Requirements for Grapevines. College of Agriculrural and Environment Sciences, USA, 2001.
Türkcan, E. Dünya’da ve Türkiye’de Bilim Teknoloji ve Politika. Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2009.
Norton, R. Perris, R., Armstrong, R. Learning From Long-termExperiments-WhatDo They Teach Us. Better Crops, Vol.94, No.2., 2010.
Rothamsted Research, 2012. Long Term Experiments, Guide to the Classical and Other Long-term Experiments Dataset and Sample Archive. Rothamsted Research, İngiltere, ISBN 0 9514456 9 3
Wang, M., Zheng, Q., Shen, Q., Guo, S. The Critical role of Potassium in Plant Stresss Response. International Journal of Molecular Sciences. Vol.14(4). 2013.
Wilton, J. Postharvest Orchard Management. Agfirts, New Zeland. http://apal.org.au/post-harvest-orchard-management/ , 2016
Wojcik, P. Effect of Postharvest Sprays of Boron and Urea on Yiled and Fruit Quality of Apple Trees. Journal of Plant Nutrition Vol.29. Is.3. 2006.
World Bank. World Development Report 2008: Agriculture for Development. USA.
World Watch Institute (WWI), Nourishing the Planet. State of the World 2011: Innovations that Nourish the Planet http://blogs.worldwatch.org/nourishingtheplanet/research/state-of-the-world-2011-2/
Yara, Crop Nutrition, Apple Nutritional Summary. http://www.yara.us/agriculture/crops/apple/key-facts/nutritional-summary/

Zhang, Q., Wang, G. Studies on Nutrient Uptake of Rice and Characteristics of Soil Microorganisms in a Long-term Fertilization Experiments for Irrigated Rice. Journal of Zhejiang Uni. Science, 6B(2): 147-154., 2005.

0 YORUMUNUZ İÇİN TIKLAYIN:

Yorum Gönder

YORUMLARINIZ İÇİN BİRKAÇ RİCA..
* Lütfen yorumlarınız fikir alış verişi ve paylaşım temelli olsun
* Yazılan yazılar ve yorumlar kendi fikirlerinize uygun olmayan düşünceleri ifade ediyor olabilir, olması çok doğaldır (yorumlar zaten bunun için vardır), ancak bu durumun kimseye kişilik haklarına saldırı, nefret uyandırma veya etiketleme yapma hakkını vermediğini lütfen unutmayınız.
* Düşüncelerinizi ifade ederken, lütfen düzgün bir Türkçe ile ve nezaket çerçevesinde kalınız.
Yorumlarınızda lütfen kendinizi tanıtmaktan çekinmeyiniz, ancak adres, telefon gibi özel bilgilerinizi de yazmayınız.
* Son olarak, blog sahibi yorumları yayınlamama hakkını saklı tutuğunu lütfen anımsayınız.

ZORUNLU AÇIKLAMA
Bu bir kişisel blogtur. Açıklanan, ileri sürülen fikirler, düşünceler üyesi olduğum herhangi bir kurumun, kuruluşun, onların yöneticileri ve personelinin politika ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Aksi belirtilmediği sürece burada aktarılan tüm materyallerin tamamı veya bir kısmı kaynak belirtilmek koşulu ile kullanılabilir, yeniden basılabilir.

MANDATORY DISCLOSURE
This is a personal blog. The opinions and the views expressed herein do not necessarily reflect those of any institutions, society and organizations, its administration, staff or members. Unless otherwise noted, all materials may be quoted or re-published in full, with attribution to the author.